
haziran’ın keşfi
ellerimi kullanarak veya kullanmayarak sağdan sola koyduğum denkleştirdiğim tüm olmazlar aşkımın aksak tınısı, beni affedin.
gün döndüğünde elbet tütsülerim yine seni yanar. kesme yakuttan yahut mürver çiçeklerinden yapılma o akşamüstlerinden birinde bir tavşan alacalı bir tilkiye rast gelir. beden geçmişi şimdi zanneder kendi sağlamasına durur nesnenin sürekliliğini zorlar. orada mı diye üç kez yokladığım ancak bir yumru kadar olan kalbi eğer ki durursa diye düşünür tilki pek bir şey değişmez ancak kendi kendine patlayan bir sivilce gibi. şükür ki biraz gece ve sonrası devrimim yine diskoya çalar. aşık ve kanlı kekremsi kırmızı yemişler gibi çatlayan genç bir sesle boşalmaya benzer.
tavşan kaç, burada duramazsın. hayalleri ve ayrık dişleri alacalı tilkinin gözlerine bakıyorsun sonunda yalnızsın.